19 Mayıs 2012

şşt, duydun mu ?


bazen,
 duymak için sadece susmak gerek ..

8 Mayıs 2012

"hani Istanbul'u bu evin"


Istanbul,

Nasıl bir yere düştüm, kimin koynuna peşkeş çekildim hiç bir fikrim yok. Dünyamda akrep yelkovanı geçiyor, yetimler mutlu, piçler mübah, deniz siyah, gökyüzü kızıl. Bekliyorum tüm çıplaklığımla, yitirdiğim ar damarımla, utanmadan, hatırsız ziyankar bir şekilde seni bekliyorum. Kuzuların boynuzlu, eşşeklerin kanatlı ve insanların duyarlı olduğu bir boyuttayım. Açıyorum gözlerimi, sirkeyle saçlarımı yıkıyor, tırnaklarımı kızıltaşları ile törpülüyorum. Sürüyorum kırmızı rujumu ve çarmıha gerdiğim canımı sana sunuyorum.

Ömrümün büyük ayıbı !! mahremi. Dilimin damağımın hiç tatmadığı, ruhumun, zihnimin, zerremin bilip bilmediği küfürsün. Bana bir ömürlük ziyanı bir günde yaşatan sen ! Anlamadım ki, ödülmüsün yoksa ölümüm mü ?

Evet Istanbul, sana gelen ve yine senden giden ben.
Ve her şeye rağmen, aptallığıma doy(a)mıyorum !

5 Mayıs 2012

ya umutlar biterse ?



.. ?

ya özünü yüzüne vurur,
ya da yüzünü özüne döndürür.

30 Nisan 2012

bîçâre


...
ve dost,
keşke sevme hissini israf etmeseydin
belki o zaman
işte o zaman
masallarda ki iyi insanların
hâlâ yaşadıklarına inanırdın
ve çocuklar !
de hele, onlarda olmazsa
çekilir mi hiç bu adaletsiz dünya ?

18 Nisan 2012

.

İçim savaş meydanı gibi
Nokta

o şarkı